Ömer Yalçınova-Modern Şiirin Doğuşu

E. Cummings iki büyük dünya savaşını görmüş, Amerikalı bir şair. Kendisi “eski dünya”nın bütünüyle yıkılıp, “yeni dünya”nın kendini bütün gücüyle hissettirdiği zaman diliminde yaşamış: 1894-1962. Vefat tarihine kadar yazmaya ve çizmeye devam etmiş. Resim ve şiir dışında roman ve gezi yazılarıyla da uğraşmış. Hem şiirde hem de resimde kendinden önceki sanat anlayışını bütünüyle reddetmiş.
Farklı bir sanat anlayışı ve uygulayışıyla karşılaşırız Cummings’te. Zaten şiirlerinin çok tartışılmasında bu faktör etkili. Onda sadece biçim yenilikleriyle karşılaşmayız. Cummings’in asıl yeniliği, içerikte görünmektedir. Fakat yaşadığı dönemde, içerik üzerinde yaptığı yenilikten ziyade biçimde yaptığı deneyler konuşulmuş. Halen de biraz öyledir. Cummings denilince akla onun küçük harf kullanması, farklı söz dizimi, yeni kelimeler uydurması, “alışılmadık tipografisi”, “calligraph”si gelir. Kelimeleri kaldırıp, altlarındaki anlamlara bakıldığındaysa, biçimde görülen bu yeniliğin ve farklı uygulayışın mantığı da yakalanabilir. Ya da biçimde görülen değişikliğin hangi anlama geldiği ve ne tür bir işlevi yerine getirdiği sorgulandığında Cummings şiiriyle diyaloga geçilir.
Cummings güçlü bir şair. Dünya, olaylar, şahıslar, siyaset ve insanı şair bakışıyla yorumluyor. Yıkılan dünyanın gayet farkındaydı o, I. Dünya Savaşı esnasında, onun öncesinde ve sonrasında. Çünkü yıkılan anlam dünyasının farkındaydı. Yıkılan anlam dünyası; yıkılan duygu, inanç ve düşünce dünyası anlamına geliyor. Modernizm insanlığa bir yeryüzü cenneti vadediyordu. Fakat bu vaadin gerçekleştirilemeyeceği I. Dünya Savaşı’nda ortaya çıktı. II. Dünya Savaşı’nda ise, zirveye ulaştı. Savaşlarda insanların sadece ülkeleri, evleri, şehirleri yıkılmadı. İnançları da büyük bir kıyıma uğradı. İnsanlar toplumları iki dünya savaşına sürükleyen duygu, düşünce ve inançlarla hareket edemezlerdi artık. Bu, umutsuzluk veya inançsızlığın ötesinde bir durumdu. Dolayısıyla şair, insanın nefes alıp verebilmesi için yeri boş kalan anlamların yerlerine yeni anlamlar bulmak zorundaydı. Bunu da yeni bir biçim, içerik, söyleyiş ve müzikle gerçekleştirebilirdi.
Cummings şiirinin yalnızca bir anlam arayışı olduğunu söylemeye çalışmıyorum. O, yaşanan acıların yansıtıcısı bir şiir de yazmış. Bir şair durup dururken, şiir yazmakta olduğu dilin imla kurallarıyla, grameriyle, kelimeleriyle uğraşmaz. Ayrıca Cummings, insanların vicdan ve maneviyatlarında açılan derin yaralara şifa olacak bir şiir de yazmıştır.
Çevirisi Samet Köse tarafından yapılan, Cummings’in çizim ve yazılarının da yer aldığı E. E. Cummings (Ketebe Yayınları, 2019) adlı şiir seçkisi bu değişimi, anlam arayışını, kurulmakta olan “yeni dünya”yla gerçekleştiren hesaplaşmayı çok iyi yansıtmaktadır. Duygusal bir şair Cummings. Kesinlikle epik şiir yazmamış. Fakat onun lirik şiirleri epik şiirler kadar tarih ve toplumu yansıtmakta başarılı. Çünkü onun şiirlerinde, değişen tarih ve toplumu, ayrıca değişimin duygularda görülen yansımalarını okuyabiliyoruz. Çevirmenin “Sunuş”ta verdiği bilgiler, şiirlere dair dipnotları, açıklamaları, kitaba ayrı bir renk katmış, okuyucunun işini olabildiğince kolaylaştırmış

  • Bu yazı ilk olarak www.raillife.com.tr adlı sitede yayımlanmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir