Semih Samyürek-Mösyö Elektrik

İktisadi, kültürel ve siyasi birçok değişime gebe olan 20. yüzyılın başlangıcı; dünya tarihine yeni bir oyuncunun girişiyle hareketleniyordu: Elektrik. Tarihi daha eskiye dayanmasına rağmen geride bıraktığımız yüzyılın başlangıcında dünyanın kaderine doğrudan etki etmeye başlayan elektrik; o dönemin Osmanlısında nasıl bir etki uyandırmış olabilir? Sorumuzun cevabı için Ahmet Faik’in 1903’te kaleme aldığı “Mösyö Elektrik” adlı eseri iyi bir başvuru merci olabilir. Faik Sabri Bey, (soyadı kanunundan sonra “Duran” soyadını almıştır.) Türkiye’nin kuruluş yıllarında akademik sahada coğrafya üzerine çalışmalar yürütmüş bir profesör olmasına rağmen günümüzde pek tanınan biri değil. Yazın hayatının ilk dönemlerinde edebiyata daha ilgili olduğu yayımlanmış eser kronolojisinden anlaşılan Faik Sabri Bey, ömrünün ilerleyen süreçlerinde özellikle İstanbul Üniversitesi’nde çalışmalar yürütmüştür.

Faik Sabri Bey’in, Ahmet Faik müstear adıyla yayımladığı Mösyö Elektrik adlı eseri Karakum Yayınları geçtiğimiz şubat ayında bastı. Karakum, eseri hem orijinal haliyle hem orijinal halinin latinizasyonuyla hem de günümüz Türkçesine sadeleştirme yoluyla basmış. Bu açıdan kişisel kütüphanelerde zevkle bulundurulacak bir baskıdan söz ettiğimizi ifade etmeliyim. Aynı eseri 3 farklı biçimiyle ele almak, hem esere dair hem de Türkçenin tarihteki seyrine dair ufuk açıcı bir deneyim de sunmuş oluyor.

Yayına Hasan Bahadur’un hazırladığı Mösyö Elektrik; hacmen kısa olmasıyla birlikte akıcı üslubu sayesinde bir çırpıda okunabilecek bir eser. Elektriğin yaygınlaşma döneminde, insanların bu meseleye nasıl baktığını ve hayal güçlerinin hangi noktalara kadar ilerleyebildiğini görmek açısından da ayrıca ilgi çekici bir eserden söz ediyoruz. Günümüzde de aynı etkiyi yapay zekanın gerçekleştirdiğini söylemek mümkün. Hayatımıza yeni yeni giren yapay zeka da bugünün elektriği konumunda. Ahmet Faik’in eserini okuduğumda, bizlerin de yapay zeka ile ilgili aslında ne kadar kısıtlı düşüncelere sahip olduğumuzu gördüm. Yirminci yüzyılın başlangıcında elektriğin geleceğine dair yapılan tahminler bir noktaya kadar ilgi çekici ve şaşırtıcı görünse de aslında belli bir zamandan sonra akla gelmeyen türlü gelişmelerin ortaya çıktığını da bir kez daha anlıyoruz. Yapay zekanın da aynı şekilde, bugün baktığımız yerden göremediğimiz türlü yeniliklere gebe olduğunu pekala söyleyebiliriz. Yarını anlamak için dünü okumanın gerekliliğini bir kez daha düşünmemize vesile olan bu eseri keyifle okuyacağınıza inanıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir