Semih Samyürek – Türk Halk Anlatmalarında Olumsuz Tipler

“Türk Halk Anlatmalarında Olumsuz Tipler” adıyla piyasaya çıkan, Mustafa Duman’ın kaleme aldığı ve yazımıza konu teşkil eden kitap; adından da anlaşılacağı üzere mit, destanlar ve halk hikâyelerinde yer alan olumsuz/kötü karakterlerin ayrı ayrı ele alınıp tasnif edildiği, incelendiği ve özelliklerinin ortaya konduğu bir çalışmadır. Karakum Yayınevi’nden çıkmış olan, Mayıs 2020 tarihli ikinci baskısını elimde bulundurduğum kitap aynı zamanda yazar Mustafa Duman’ın doktora tezidir. Bu özelliğiyle zengin bir kaynakça sunuyor olması da okur için önemli.

3 bölüme ayrılmış olan kitabın ilk bölümünde yazar, ‘Kötülük Etkinlik Alanı Tablosu’ adında bir çalışmayla, olumsuz tiplerin davranışlarını 40 temel noktada tasnif etmiştir. Bu tabloda birini kaçırmak, bir yeri yağmalamak, birini öldürmek, kahramanla dövüşmek, yol kesmek, asılsız savlar ortaya sürmek, kahramanın yerine hükümdarlığını ilan etmek gibi 40 başlık altında tasnif edilen kötü davranışlar olduğunu görüyoruz. Bu tablo bize, olumsuz tiplerde hangi davranışların bulunduğuna dair bir toplam sunuyor. Tek tek tipleri ele aldığımızda ise hangi tipte hangi davranışın bulunduğunu görebiliyoruz. Örneğin; ‘zalim ebeveyn’ tipinde güç bir iş önermek ya da sözünde durmamak gibi davranışlar bulunurken, hilekâr olumsuz tipinde birini veya bir şeyi büyülemek ya da asılsız savlar ileri sürmek gibi davranışların yoğunlaştığını görebiliyoruz. İlk bölümün genel olarak tanım ve tasnife yoğunlaştığını söyleyebiliriz.

Kitabın ikini bölümüne Vladimir Propp’un, doğru bir sınıflandırmanın, bilimsel çalışmanın ilk adımlarından biri olduğunu ifade ettiğini aktararak başlayan M. Duman, bölümde sırasıyla mitlerde, destanlarda ve halk hikâyelerindeki olumsuz tipleri tek tek ele alarak ayrıntılı bir tanım ve incelemeye tabi tutuyor. Hilekâr ile başlayan incelemeler tanrısal aptal tipine dek sürüyor. Toplamda 8 tipin incelendiği ikinci bölümde örneğin ilgi çekici bir isimlendirme olarak tanrısal aptal tipi, aldatıcıya inanan, istemeden başkalarına zarar veren, sözünde durmayan şeklinde resmedilmiş. Bu tipe örnek olarak da Altay yaratılış mitinden Törüngey karakteri örnek gösterilmiş ve ayrıntılandırılmış.

Kitabın üçüncü ve son bölümünde, olumsuz karakterlerin varlık biçimleri, dönüşümleri ve işlevleri ele alınmış. Örneğin kadın karakterlerin toplam olumsuz karakterler içinde sadece %18’lik bir kitleye sahip olduğu ve casus tiplemesinde hiçbir kadın karakter olmadığı gibi ilgi çekici bilgiler de bu kısımda aktarılan bilgiler arasında bulunuyor. Bu bölümde olumsuz karakterlerin mitlerde, destanlarda ve halk hikâyelerinde ayrı ayrı ele alınarak, önce varlık sebepleri ardından da süreç boyunca yaşadıkları dönüşüm ele alınmış. Örneğin zalim ebeveynlerin, mitlerde aşk hikâyeleri pek anlatılmağı için mitler yerine daha ziyade halk hikâyelerinde yer edindiğini ve bu hikayelerde başlangıçtan bitime kadar neler yaşadıklarını ve yaşattıklarını maddeler halinde görebiliyoruz.

Kitapta yer alan tasnif ve incelemelerin; günümüz romancı ve öykücülerinin hatta şairlerimizin dahi bir metni kurgularken faydalanacakları bir kaynak sağladığını düşünüyorum. Son olarak kitapta; Türklerin tarihinde yer alan mit, destan ve halk hikâyelerinde yer alan olumsuz tiplerin ayrı ayrı inceleniyor oluşu, söz konusu alanlara dair okura genel bir perspektif kazandırmakla birlikte Türk toplumunun ahlak anlayışına dair ikinci bir perspektifi de tali bir sonuç olarak sunuyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir